12 Kasım 2010 Cuma

Yolculuk,müzik,düşünmek..

Hayatta yerimin neresi olduğunu bazen anlayamıyorum. Felsefik düşünmem genelde.. Aklıma birden bir şey gelir,eser,ne bilim öyle işte.. Ama çok fazla kafa yormuyorum anlamlı şeyler üzerinde;eğer ki bunlar anlamlıysa.
Ankara'da geçiyor yılımın uzun bir dönemi.Tatillerde evime dönüyorum. Artık ne orası tam benimmiş gibi ne de burası. Tuhaf bir his. Orda kendimi misafir hissediyorum burda da. Tutunamamışım gibi.Eksik gibi.Herneyse.
Dün gene bayram için eve geldim. Benim eve gelişlerim melankolik bir hava vermeye başladı. Yalnızlık hissi yaşatıyor,çünkü gene bir nebze Ankara'da bir şeyler kafamı dağıtıyor,meşgul oluyorum. Oysa burdayken veyahut dönüş yolunda hep eskiye dair düşünceler canlanıyor bende.Hayallere başlıyorum.
Yol boyunca kulağımda kulaklık..olan bitenleri düşünüyorum..farklı konularda hayallere dalıyorum. Yine de nedendir bilmem ama eskisi gibi hayalci bir kız değilim. Pek fazla kurmuyorum. Bunun sebebi belki de bir şeylerin tersine dönmesidir. Kurunca da çok hevesleniyorum.Faydasını es geçersek zararı var diyebilirim!
Görünüş o ki hayatım bir süre böyle devam etcek. Karışık gibi,yeri gelince çok güzel..düşününce çok şanssız. Ama ne derler : Afrika'da çocuklar ölüyor :(
Hale şükür olsun!

7 Kasım 2010 Pazar

Aşk,köpeklik,şarkı

Sinemle okula dönerken aşkın klişesinden bahsettik biraz(bunu da bir örnek üzerine yaptık)

Bak diyorum sevmiceksin,ilgilenmiceksin. O zaman peşini bırakmıyorlar köpek gibi koşuyorlar,seviyolar. Böyle olması iyi değil ama düzen böyle. Ayak uydurmayınca tökezliyorsun işte,doğası bu ne yaparsın (!)
O da demesin mi Ahmet Ümit'in Aşk Köpekliktir diye bir kitabı var.. Tuttu gene bizi bir kahkaha fırtınası..gece gece hemde..ve insanların içinde..ilginçti..komikti..kitabın adı güzeldi..
Hala da güzel bence. Dedim almak lazım onu bi. Okumalıyız,öğrenmeliyiz.. Melankolik havamıza daha bir hava katmalıyız. Kritiğini bekleyin diyorum:P
Son zamanlarda daha sık şarkı keşfeder oldum ki zaten onuda defalarca sardırıp dinliyorum:
http://fizy.com/#s/1gr21e 
Beni öldürdün dün gece
Mezara gömdün ölmeden
Son sözüm sana
Sen de burada bensiz olama..
Not:Karışık bir başlık oldu,kısaltabildiğim kadarıyla yaptım işte bir şeyler.
Kapanışı da tarzım olmayan,ama istisnai olarak beğendiğim şarkıyla yapayım istedim..seviyorum.
Düş ve melodi en güzel düet
Suretin silindi kaldı silüet
Uykum Yok yatağım soğuk Küvet!

Tiyatro

'Fellik Eloş ve Zivil Sinem' bence bizim yeni sloganımız olmalı. Bugün de dışardaydık.. Soranlara da devamlı odadayım,hayat sıkıcı,rengi yok derim.. Allah çarpacak ya birgün,hadi hayırlısı..
Ahmetcimin doğum günü için Mısır Cafe'de pasta kestikten sonra İsmail ve mühendis arkadaşlarıyla Tunus'ta Şinasi Sahnesi'ne gittik trafik konulu bir oyun izlemek için.
Kültür patlaması yaşıyoruz,ayağımız alışsın dedik. Üniversiteye geldim,bi tiyatro da görmedim demeyek didik. Daha bunun operası,sergisi,klasik müzik konserleri var. Ohoooo. Tam bizlik ya öyle bir zevk alıyoruz ki,adeta bunun için yaratılmışçasına.
Oyun başlamış,fena da değildi,ünlü oyuncular da vardı. Ama öyle tatlı bir uyku bastırdı ki beni,dalıp gidecektim. Sinemle ikimize yaramıyor böyle şeyler ya. Biz işte optimuma gidelim,beytepe köprüsünde otostopçu muamelesi görelim felan. Bunlar keser bizi anca :P
Bi ara saldım kendimi zaten,aman Elif uyu gitsin dedim.Sonra da neyse para verdim,hem hazır ünlü oyuncu da bulmuşum sık dişini izle diye kendime öyle bir gaz vermişimki,alkış tutanların şahıydım. Ellerim bana mısın demedi ya öyle coşkulu bir alkış koyverdim. Helal olsun. Çıkınca da iki çiğköfte dürümü mideye afiyetle indirdim.
Bu arada,Fatmagül başlığı altında yazamadım ama dün alışverişte Mudo'da gördüğüm şu paçavra yüzünden orda resmen kaykılarak güldüm. E fotosunu çekmeden edemezdik. Biz bir kahkaha koyverdik ki sormayın gitsin. Yani adamlar da ne stil ne zevk varmış ya. Söyleyecek söz yok yani. Zaten milletin giydiğine,saçına takmışız kafayı. Nerde estirikli var,nerde turkuvaz dar pantolon giymiş GAY var bizi bulur. Durup durup gülüyoruz işte,sonra cezamızı çekiyoruz.

Fatmagüle Dönmek

Dün,biricik Sinemin dahiyane fikri üzerine afedersiniz bok yoluna gidiyorduk. Ben onca ödevi,sınavı saldım artık it ayağı gibi geziyorum. E Allahta belamızı verdi zaten. Neyse efenim,biz dedik hadi alışverişe gidelim. Aslında bizi Ankamall'den ötesi kesmiyor ama Optimum'u denemezsek ayıp olurdu.. İndik o Beytepe köprüsünde(allah belasını versin),gittik Eryaman'a. Neyse oldu bitti sahfasını geçersek,sadede geliriz:
Kampüse dönmek için tekrar Beytepe Köprüsünde durduk ki artık burayı belayla anıyorum,bu köprü yıkılsın,ölsün,bitsin kötü bir şey olsun. Ölümüm elinden olacaaaadı yoksam ya.
İki kız başımıza köprüde bekliyoruz,yanımda nefes alan tek yaratık Sinem,dahası yok ya bir kedi bile yok.. Bir de gelip geçen arabalar. Ortalık zifiri karanlık.. Kuzuların sessizliğiymiş meğersem. Sonraaa olanlar oldu.
Bi baktık 2 araba durdu;içinden döşünün kıllarını açmış maganda tipli 9-10 herif üstümüze doğru yürüyor. Hayır ey allahın manyağı,bu kadar mı kıt zekasınız siz? Gecenin karanlığında,bu iki kızın üstüne onca herif neden yürür? Bu kızlar korkar diye düşünmediniz mi!
Yok işte düşünseler yürürler mi? Ben tabi ki şoklardayım. Adamlar üstümüze yürüyor ve o an tek hissettiğim: vücudumu bir sıcaklık sardı,dizlerime kadar ılıdı içim. Titredim. Hayatımın sonu sandım,sözün bittiği an idi resmen. Yani tutup götürseler oyuncak edeceklerdi bizi,ama öyle bir korku yok ya resmen sinirlerim boşandı. Adam sordu 'burda sizden başka 2 bayan gördünüz mü arabayı durduran?'. Deedik 'yoook,biz görmedik.' Ama bizim ses gitti artık dalga dalga oldu resmen. Of allahtan çekip gittiler. Onlar arkalarına bakıp yürürken ben etrafta kaçacak yer arıyorum ama ne fayda? Bağırsan kimse duymaz,kaçsan nereye gitcen? Yani 2 pantul 1 tunik uğruna Fatmagül'ün Suçu Ne yi canlı canlı çevirecektik Allah etmeye. Aman ya düşmandan ırak böylesi olay!
Neyse defoldu gittiler ama benim gözüm fıldır fıldır 230u arıyo:d Yok beklersin gelmezya,öyle bi durum bizimkisi işte. Sonra başka bi araba durmasın mı önümüzde? Durdu valla. Allahtan arabadan inmedi,kibarca sordu.Ego bekliyoruz dedik ve yitti gitti.
Sonra şükür ki durağa bir öğrenci daha geldi de şöyle derinden bir oh çektim.
İşte bok yoluna gideyazmak ve Fatmagüle döneyazmak böyle bir şey.

4 Kasım 2010 Perşembe

Çitlek

Çekirdeğin yöresel bir versiyonu belki de.Bilemiyorum. Çünkü üniversiteye başladığımdan beri,devamlı kullandığım ya da yediğim şeylerin herkes tarafından bilinmediğini anlamış bulundum. Bu yüzden memleketime kültür başkenti der oldum(patenti belki de sineme ait değil ama ondan duydum)
Evden kavrulmamış çekirdek getirdim fazlaca. Annem koymuş gerçi hiç aklımda yoktu getirmek,sağolsun. Ama anne aynı zamanda alacağın olsun çünkü 'iğde istiyooooom iğde'diye mızmızlanmama rağmen iğdeyi almadın,daha iyimser olursam unuttun bence,evet unuttun.
Oturdum masaya,bir yandan hastası olduğum pucca blogu okuyorum,bir yandan arkamdan atlı kovalıyormuşçasına çitlek çitliyorum.Ama yok böyle bir şey ya görseniz çılgınlar gibi. Psikolojik hasta gibiyim.
Çöp kovamın içi tümüyle çitlek kabuğu,klavyeme de girmedi değil hani.
Bide herkes kızıyo,sivilce çıkçak kilo alcan diye ama bana etki etmiyor böyle şeyler. Buda normal dışı bir yaratık olduğumu gösterir. Yaratık diye hitap ettim kendime ama bu yine belirli bi nesne,en azından ne olduğumu biliyorum. Bugün bir arkadaş yurda girerken bana 'insansı' dedi ya var mı böyle bir şey? İnsansı nedir? ne insan ne de.... işte o 3 noktayı dolduracak bir şey bir sıfat yok :D

3 Kasım 2010 Çarşamba

Maç

Bugün kantinde arkadaşlara eşlik ederken,yarı izlemiş olduğum spor. Ya hiç mi hazetmez insan? Bir gıdım zevk almıyorum yani gözümü,beynimi oraya odaklayamıyorum. Benim ilgimi çeken şu:
Erkekler genelde,bi gol olcağı sinyalini alınca ya da kızdıklarında felan hemen bir toptan ayağa kalkıyorlar sanki o an içeri çok önemli bir şahsıyet giriyormuşçasına. Fazla eğlenceli oluyor yahu onu izlemek,cidden.
Hepsi o an dünyayla bağını koparmış gibi,o kadar hızlı gelişmese keşke olaylar,ani fotolar yakalamak zor oluyor.. Ola ki canınız sıkkın,maç olduğu bir gün gidin arkaya kurulun,milleti izleyip izleyip kıkırdayın. Gerçekten o dudağı kenarlara yayıyor,gülümsetiyor sizi ;)

Bu yazımı da şu şarkıyla bitireyim,ne zamandır adını düşünüyorum;demin buldum:
Ahşap evlere özlem duyarım,sürgülü kapılara
Fesleğen kokusuna,akşam sefalarına..

1 Kasım 2010 Pazartesi

İlgili İnsan

İlgili insan benim gibisine deniyor efenim,oda şöyle oluyor:
Ödevini son güne hatta ve hatta neredeyse son ana bırakan.. Ve sunumu varken gece 12 lere kadar dışarda sürten,sunum için ilk dersi eken ve ona rağmen çalışmayan,uyuyan nette takılan,sunuma da artık toto korkusundan sınıfta çalışan insan olur. O insan da muhtemelen ben olurum. Evet benden kötüsünü düşünemiyorum. 2 tane writing ödevini yeni yazmış bir kişi olarak,artık kendimle gurur duyuyorum bu savsaklamamdan ötürü. Bıraktım artık ben ODTÜ'ye felan yatay geçişi. Benim neyime ki? Ya şu sınıfı geçeyim,alttan ders bırakmayayım o bana yeter vallahi de. Bir de yarına sınav varmış. küçük çapta gerçi. Olsun ya farketmez. Hadi tamam dersi madem dinlemiyosun manyak Elif,sor bi insanlara ödev,sınav var mı diye. Hayır yani neyime güveniyorum onu da ah bi bilsem!
İşin kötü yanı da,yarınki sınava dair en ufak bir şey bilmiyorum,hoca da maşallah erinmemiş yazdırmış anam yazdırmış.
Hadi hayırlısı....
Canımda bir nar çekti ki sormayın. Öyle vicdansız,pis bi oda arkadaşım var ki bana narı ayıklamıyor bile.. Kader diyorum,sabır diyorum... Ve dışa vurmak istemediğim çokça küfür :D