Eveeet. Bide bunu yaşamış oldum şu ahir ömrümde :)
Annemin telefonu bariz nedenlerden dolayı dinleniyordu ve arayan kişiye geri dönmeyince olanlar oldu!
Nasıl mı? Ahmet cicim beni annemden çaldırmış;biz geri dönmeyince polis aramış onu,demiş -sen X bayanı aramışsın felan..İş uzamış derken Ahmetcim baya bi gecikmeli olarak ifadesini vermiş.Burdan çocuğun başına iş açtık ama kesinlikle şahsi bi suçlama yoktu yani. Adamlar bide sormuş 'şikayetin var mı' diye. Allahım yok bide olsaydı dimi ama.
Herneyse. Benimde adımı verince,bir gün evde oturuyorum telefon çaldı: Arayan bir polis memuru ki zaten beni arıyorlarmış.Sebep: bir olaya tanıklık etmişim.. Aaa:D Bu yüzden ifade vermeye gelmelisin dedi polis amca. Olay nedir diyorum bilinmiyo diyo (ya var mı böyle bişey) ya da ben yanlış anladım. Ay ben de meraklandım acaba bi cinayete felan mı tanık oldum diye,korktum!
Ondan sonraki gün gittim karakola,bana bi kağıt imzalattı adliyeye yolladı. Gittim,salı gel dediler.Hey yarabbim. Neyse efenim salı geldi.Gittim verdim ifadeyi. Ben de sanıyorum uzun sürcek,hemencik bitti kurtulduğumu umuyorum inşallah. Sorular sordu onayladım,anlattım. Bi kağıt imzaladım çıktım. Kapanmıştır inşallah muhabbet. Hayır yani ilgili sapıklar bulunacağına olan bize oluyo gidiyorum annemin kızı olarak ifade veriyorum.He ben işlettim,ben suçluyum itiraf ediyorum.Nihaha:D
Cıkcık yani.İşte yurdum insanı.. Çok görmüyorum ben onlara..
1 Eylül 2010 Çarşamba
25 Ağustos 2010 Çarşamba
Evcilik Oyunu

İlk başladığında ilgimi oldukça çeken bir tv programı. En baştaki çiftleriyle,yani Kendi,Yiğit,Tuğçe Doras felan varken devamlı izlerdim.Hatta baya zevkli bulurdum. Çiftler arasındaki anlaşmazlıkları ya da olması/olmaması gerekenleri insanlara sunuyorlar güyaa!
Yeni çiftler katıldıkça programın suyunun çıktığına inanıyorum.Hatta bazı olaylar gerçekten çok saçma :
Evleniyorlar aileleriyle daha tanışmamış oluyorlar bile,birbirlerini hiç tanımıyolar.Adam diyo ki ailenin haberi var mı evlendiğimizden? İnsanlara bunları göstermeleri mantık dışı yani hiç mi düşünmüyolar anlamıyorum. En azından aileler biliyormuş gibi olsa,yada önceden birbirleriyle tanışmadıklarını belli etmeseler felan. Böylece izleyenlerin ders çıkarmasını sağlayacak durumlar daha fazla olur gibime geliyor. Kurguda eksiklik var!
Bugünlerde pek izlemediğim,ama gülmek isteyenler için önerceğim bir hale gelen bu yarışmada Eda ve Serdar çifti insanı gülmekten kırıp geçiriyor. Eda'nın geçen izlediğimde yalandan ağlayışı,o tavırları tam bi rezaletti ya:) 'Git şurdaaaaaan' diye çocuk gibi bağırıyor.Yahu madem ağlıcaksın bari azcık da olsa gözünü sulandır.İzleyenleri mal sanıyo bunlar:D Teknolojiden yoksun kalmışlar belli ki. Hiç yoktan göz yaşartıcı spreyler var.. Ya böyle sapır saçma şeyler oldukça nasıl reyting yapıyor olabildiklerine şaşıyorum!
Yeni çiftler katıldıkça programın suyunun çıktığına inanıyorum.Hatta bazı olaylar gerçekten çok saçma :
Evleniyorlar aileleriyle daha tanışmamış oluyorlar bile,birbirlerini hiç tanımıyolar.Adam diyo ki ailenin haberi var mı evlendiğimizden? İnsanlara bunları göstermeleri mantık dışı yani hiç mi düşünmüyolar anlamıyorum. En azından aileler biliyormuş gibi olsa,yada önceden birbirleriyle tanışmadıklarını belli etmeseler felan. Böylece izleyenlerin ders çıkarmasını sağlayacak durumlar daha fazla olur gibime geliyor. Kurguda eksiklik var!
Bugünlerde pek izlemediğim,ama gülmek isteyenler için önerceğim bir hale gelen bu yarışmada Eda ve Serdar çifti insanı gülmekten kırıp geçiriyor. Eda'nın geçen izlediğimde yalandan ağlayışı,o tavırları tam bi rezaletti ya:) 'Git şurdaaaaaan' diye çocuk gibi bağırıyor.Yahu madem ağlıcaksın bari azcık da olsa gözünü sulandır.İzleyenleri mal sanıyo bunlar:D Teknolojiden yoksun kalmışlar belli ki. Hiç yoktan göz yaşartıcı spreyler var.. Ya böyle sapır saçma şeyler oldukça nasıl reyting yapıyor olabildiklerine şaşıyorum!
Gizlidir Bütün Aşklar

İrlandalı yazar Maeve Binchy'nin güzelim kitaplarından birtanesi.. Valla 509 sayfa oku oku bitmedi;bayan hep uzun kitaplar yazıyo. Kitaba başladım ortasına kadar 2 haftada anca gelebildim:biraz benim canım istemedi biraz da kitabın başlarının akıcılıktan yoksun olmasıydı galiba etken:)
Ama yarısından sonra bağlanmaya başladım -ki zaten bu yazarın kitapları genelde hafif sıkıcı başlayıp akıcılığa dönüveriyor. Her zaman ki gibi aşk/macera idi konusu kitabın adından da anlarsınız ki. Kitap hakkında söyleyebileceğim ilginç pek bi edinimim olmadı ama sadakat konusunda oldukça canım sıkıldı.Şöyle :
Clare sırf David'in bebeğini doğurmak için okulunu bile bitiremiyor ve doğum sonrası her kadında olan fiziksel ve ruhsal problemleri yaşıyor,ama onu her nasılsa canından bile çok seven Davidciği gidip başka kadına aşık oluyor onunla gününü gün ediyor.. Clare öğrendiğinde umduğumdan daha metin oldu,ya ama ben sanki adam beni aldatmışçasına yıkıldım.Ciddi anlamda üzüldüm. Her evliliğin gidişatı bu mu olcak? gibi sorular beynimi yer oldu.İnsanı gerçekten güvensizliğe itiyor yahu. En beklemediğim insandan en beklemediğim şeyleri bu kitapta okuyunca kafam kurcalanır oldu.. :(
Not:Yine de,okunası bir kitap olur kendileri..
22 Ağustos 2010 Pazar
Yaşlanmak

Yaşlanmak istemiyoruuuum. Kendi geleceğimi düşününce biçimlendiremiyorum. Yani misal,mezun olduktan sonra çalışma hayatında kendimi hayal edemiyorum,evlilikte yada yaşlanınca vs. Koca bi boşluktayım.
Geçen gece şöyle bi durum oldu :
Sarişimle iftardan sonra onun serumu için hastaneye gittik. Nöbetçi hemşire bizi bi hasta odasına götürdü, bi de ne görelim bütün hastalar yaşlı malesef ki.
Ya bazıları çok çemkiriyo her şeye homurdanıyo felan ama bitanecik nineye içim gitti. Yatağında kıvrılmış sessizcenek yatıyo böyle minnacık,buruş buruş ama pek datluydu. Onu görünce çok üzüldüm. Şeker hastasıymış. 2 kızı vardı yanında refakatçi,ona bişeyler yedirip içirmeye çalışıyolar ama kadıncağızın canı istemiyomuş ki.. Onu öyle görünce depresyona girdim resmen üzüntüden,kendi geleceğimin böyle olmasından korktum ki öyle de olcak aksi düşünülemez! En azından ninenin kızlarını takdir ettim,sabırla ilgileniyolardı.. Kızının biri annesini gelip gelip öpüyodu ya of allahım. İnş çabucanak iyileşir..
Böyle işte. Bunları görüp görüp yaşamaktan soğuyo insan. Ve böyle oluncada ben direk gençliğimde yaşayabilceğim güzel şeyleri hayal ediyorum,bi parçacık tebessüm için .. :)
19 Ağustos 2010 Perşembe
101 Oynamak

Oynanası bir oyun yani:) Çok zevkli süper bişey bayılıyoruuuuum.
Kızlarla gece kurulduk başına,nerdeyse sabah 8 e kadar oynadık.Güldük eğlendik felan. Ayça oyunu biliyomuş zaten acemi bi eşim yoktu.Gerçi benim de ne kadar profesyonel olduğum tartışılır ama neyse. Bize taş gelmedikçe ben kuduruyorum herkes beni hırs manyağı yaptı ki alakası bile yok:p Biz kaybettikçe delü Sinem diyo ' bak elifin eli titremeye başladı bile' :)
O attığım taşı alıp alıp açtıkça yüzünü yamultasım geldi ya delirdim resmen. Şanslısınız diyorum,-şans bilenden yanadır- diyo çok bilirmiş gibi! Ama biz Ayçayla teşhisi koyduk:acemi şansı. Tuğbişin dikkatsizliğinden işleyen taş atması bize kazandırdı aslında:) Bizimde çok 4yüz yediğimiz oldu,hatta ben diyorum artık kesin kaybettik bunlar bizi deviriyo:) Sonuç hep aynı.Kim galip? Tabiki Ayça ve Elif. Yihuu :) Yılmak yok.
16 Ağustos 2010 Pazartesi
Pantul :)

Kısa boylu bir insan olduğum için bu durumdan dert yakınmayı kendime borç bildim:)
Ya neden bi mağazaya girince kendi boyuma uygun bir pantolon bulamam ki ben? Önce sürekli bişeyler denersin,sonra en beğendiğini giyersin geri bide boyu kesilcek diye ölçü alırlar.
İlle bide terziye boy kestirmek için mi para bayılcaz yani. Gerçi bazı mazağalar kendileri yolluyo ama bide onun için mağazaya tekrar gidiyosun pantolonu alıyosun felan. Beklemekte cabası..
Ha boyu kısa pantullar hiç mi yok? Var ama onlarda genelde defolu mal çıkıyolar. Yani Türkiyede yaşıyoruz efenim herkesin boyu dalyan değil ki.. İnsan biraz düşüneceek!
15 Ağustos 2010 Pazar
Böğürtlen

Böğürtlen, gülgiller (Rosaceae) familyasının Rubus cinsini oluşturan familyasından insan sağlığında önemli rolleri olan organik asitler,mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin bir bitki türlerinin ortak adı.
Eveeeet,vikipedide böyle bir bilgiden yararlandıktan sonra kişisel tecrübeme gelelim:
Neredeyse 1 saat önce tadına bakmak gibi bir hata yaptığımı düşünüyorum. Fayda neresinde bilmiyorum ama tadında olmadığı kesin. Böyle mor renkli ekşininde ekşisi bişey. Azıcık bile şeker tadı alamadım,yüzüm bin buruş! hoşnut kalmadım kısacası.. Babam aynı zamanda bunun frambuğaz olduğunu iddia ediyor. Yabancı adıymış güya.Hiç sanmıyorum:)
Bide,böğürtlen böğürtürmüş efenim,neden? Çok dikenli bi bitkiymiş içine biri girerse çıkana kadar böğürürmüş. Hahaha! :D
Yeri gelmişken belirtelim,çünkü yerken aklıma geldi;bu faydalı bitkizadenin bide şarkısı bulunmakta :
Ben senin böğürtlenli reçelin Meleğin, bebeğin, herşeyin.. Hobaaa :D
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)