19 Eylül 2010 Pazar

Tatlı Bebek

Bu minik bayan benim halamın kızı.Adıda Ecrin. Baya bi isim aradık bu hanımefendiye,en sonunda artık halam bu isimde karar kıldı. Hala keşke şunu koysaydın dediğim olmuyor değil hani. Herneyse.
Kendisi 8 aylık bir yer etti şu koca dünyada.E az da değil yani zaman su gibi akmış hey heyyyy. Kucağına alıyosun sonra bi ağırlaşıyor felan. Yanaklarını okşayınca gülümsüyo,kendi kendine oynuyo sesler çıkarıyo. Diyorum bu napıyo acaba ne düşünüyo ki:) O kadar şişko yanakları var ki sıkmamak elde değil. Geçen kendimi kaptırdım öyle bi sıkmışım ki bıraktıktan sonra inga'yı bastı küçük zilli.Ama görüntü gayet hoş :
Daha emekleyemiyor bile ama yuvarlanıyor kendi kendisine. Hele ki alttan 2 tane diş çıkmış yarım yamalak,ay bir bebek bu kadar mı tatlı olur o dişlerle. :) Kaşı,saçı pek yok ama çıkmasını dört gözle bekliyorum. Diyorum inşallah kıvırcık saçlı bi beybi olur.
Şöyle oturup inceliyorum da ne harika bir şey bu bebekler. İnsanı gerçekten meşgul ediyor,sıkıntını unutturuyor. Ya minnacık bir şey ama sen nasıl büyüdüğünü, o bit kadar bedeninin nasıl uzadığını anlamıyorsun bile..
Ha bide iyi yanları var diye aldanmamak lazım. Kusması hiç eksik olmuyor mesela. Ya bebekler neden bu kadar kusuyor merak ediyorum doğrusu. Bi araştırsam iyi olacak.
Lafın özü; beybiye mutluuu kocaman ama çok güzel bir hayat diliyorum. Unutmadan: Her şeyin başı sağlık ;)

12 Eylül 2010 Pazar

Offf !

Dertliyim kederliyim,her nedense ağlamam:p
Her şey üst üste gelir derlerya,hakkatende öyleymiş.Bunu artık defalarca tecrübe ettim;aksini söyleyeni öldürürüm!
Bir şeyleri içimde halletmek de bir yere kadar,bunalıyor insan. Hani bir derdin olur ama bir şekilde çıkış yolu bulursun. Bende o da yok. Başa gelen çekilir demişler. Ama ben istemiyorum artık ya. Öyle ki en yanlış zamanlarda en yanlış şeyleri yaşamak zorunda bırakılıyorum. İnancımı tüketmek istemiyorum. Derdime derman aranıyor acilen!!

9 Eylül 2010 Perşembe

Var mısın? YOKUM

Herkesin de bildiği gibi Var mısın Yok musun baya bi reyting yapan izlenesi bir yarışmadır. Acun Ilıcalı tarafından sunulan,en heyecanlı yerinde reklam vererek seyirciyi heyecandan öldüren zevkli tv programı :)
O kadar ki, bazen en sevdiğim dizi yayında olsa bile bu programı tercih edebiliyorum. Yarışan kişi için dua bile ediyorum,kendimi hakladımya. Onların heyecanına ortak oluyorum felan,yani sonradan parayı sanki benle mi paylaşıcaklar? Hayır. Ama olsun sevinsinler cancağızlarım. Orda oturup kutuları açtırmak baya zor bi durum galiba. Diğerleri için davulun sesi uzaktan hoş gelii tabi. Mesela Onur: herkese devam diyo ya var mı böyle bir şey? Tabloda 3 mavi bi 500.000 olsa bile devam et diyo bu nasıl bir risk almaktır sorarım kendisine. Zaten böyle açgözlülük yapanlar 1o Tlye kurban oluyolar. Bide Volkanımız var: O nasıl kibar konuşuyo öyle ya çok sevimli,candan bir insan. Ama herkesi yakıo olmaz ki Volkan cıkcıkcık! Artık adamın üstünden iddiaya giriyorlar kırmızı mı aççak diye:D Hatta ne kırmızısı? 500 bin. Bence yarışacak kişiler o gün için kutularını Volkan'a seçtirsinler,kara geçsinler..
Bide ben şu Hamdi Bey olayını çözemedim. Yani arıyo adam,dalga geçer gibi teklifler! Geçen Acun'da haşladı biraz: Neden düşürdünüz? Hiç gerek yoktu böyle bir şeye :) Yani Acuncuğum devreye giriyo her yerde.Hatta hiç çıkmıyo. Neyse,lafın özü: İzleyin,eğlenin !

Bayram Gelir

Bayram gelir ama hoş mu gelir boş mu gelir bilemedim şimdi. Ahh ah nerde o eski bayramlar diye başlayacağım şimdi,görende beni 60 ında felan sanır. Ben çocukken bi bayram alışverişi olurdu,yeni elbise almanın heyecanı vardı..Sabah erken kalkardık.Payram harçlığını pazarlık ederdik anne-babayla.Şeker yemeye bile can atardım.Baklavalar yapılırdı. Şimdi daha anlamsız her şey!
Hem bu aralar aynen şu ruh hali içindeyim : Canım sıkkın bu aralar,kendi dünyamın çaresizliği içinde dalıp gidiyorum.Aynen bu hesap benimkisi. Hiçbir şeyin tadı yok gibi. Üzgünüm artık iştahım bile kapanır gibi olduydu taa ki bügun açılana kadar.Açılmayasıca:D Süzüldüğümü hissediyorum. Belki de bu sürecin en iyi avantajı budur,tecrübe edinmek de cabası..Atlatıcam. Bayramıda olabildiğince yaşıcam.Sonra ver elini Ankara !

NOT: Herkesin bayramını en içten dileklerimle kutlarım.Bayramlar da dahil her şeyin eski tadına dönmesi dileğiyle..

4 Eylül 2010 Cumartesi

Deli Et Beni

90lar poptan şaşmamak gerektiğinin ayrı bir kanıtı olduğunu düşünüyorum bu şarkının. Dinledikçe dinleyesim geliyor,öyle ki dünden beri başka bir şarkı dinlemedim. Sıkılmam:D
Duygularımı ifade edecek kelime bulamıyorum,kelimeler kifayetsiz kalıyo resmen:p
Aşırı bir mutlu modundayım,keyfimi hiçbir şey bozamaz,yani içim kıpır kıpır.Hobaa:D
E Harun Kolçak'tan kötü bir şarkı bestelemesini beklemezdim zaten,hem Emel Müftüoğlu'da coşturmuş o güzelim sesiyle.Çok başarılı bir şarkı ya o nakaratı beni bitiriyo. Mutluyum mutluuu:D

Hadi gir ruhuma sar beni
Çal fikrimi deli et beni
Fırtınalar kopar içimde
Unuttur bana kendimi

1 Eylül 2010 Çarşamba

Şans Yok Bende

NOT:Resimde göründüğü kadar değil,buna oha diyorum:) Ama artık bana bunun gibisi bile denk gelir,şaşmam.
Bayadır istediğim laptopcığıma dün kavuştum derken bugün ayrıldım. Daha bismillah ya doğru düzgün kullanamadım bile. Açtım güzelce yazıyorum felan,bi baktım yazılarımın arasına 6 rakamı sıkışıyor ya da sanki birileri devamlı 6 ya basıyormuş gibi seri halinde 6 oluyo:)
Örneğin:
Elif: b6aktım b6e6n 6666666666666666666666666666666666...gibi.
Backspace yapıyorum ama ne fayda? Bakıyorum tuşta bir sorun yok - en azından görünürde. Artık yazı yazmayı bıraktım bi ara, 6larla boğuşuyorum. Resmen savaş halindeydik ve ben kaybettim :(
E tabi gitti benim hevesim,burnumdan geldi yani.. Neden bozuk olur anlamam ki! Bugün gitti bilgisayarım;en kısa zamanda yenisi gelir inşallah diyerek noktalıyorum. (.)

İfade Verdiiim

Eveeet. Bide bunu yaşamış oldum şu ahir ömrümde :)
Annemin telefonu bariz nedenlerden dolayı dinleniyordu ve arayan kişiye geri dönmeyince olanlar oldu!
Nasıl mı? Ahmet cicim beni annemden çaldırmış;biz geri dönmeyince polis aramış onu,demiş -sen X bayanı aramışsın felan..İş uzamış derken Ahmetcim baya bi gecikmeli olarak ifadesini vermiş.Burdan çocuğun başına iş açtık ama kesinlikle şahsi bi suçlama yoktu yani. Adamlar bide sormuş 'şikayetin var mı' diye. Allahım yok bide olsaydı dimi ama.
Herneyse. Benimde adımı verince,bir gün evde oturuyorum telefon çaldı: Arayan bir polis memuru ki zaten beni arıyorlarmış.Sebep: bir olaya tanıklık etmişim.. Aaa:D Bu yüzden ifade vermeye gelmelisin dedi polis amca. Olay nedir diyorum bilinmiyo diyo (ya var mı böyle bişey) ya da ben yanlış anladım. Ay ben de meraklandım acaba bi cinayete felan mı tanık oldum diye,korktum!
Ondan sonraki gün gittim karakola,bana bi kağıt imzalattı adliyeye yolladı. Gittim,salı gel dediler.Hey yarabbim. Neyse efenim salı geldi.Gittim verdim ifadeyi. Ben de sanıyorum uzun sürcek,hemencik bitti kurtulduğumu umuyorum inşallah. Sorular sordu onayladım,anlattım. Bi kağıt imzaladım çıktım. Kapanmıştır inşallah muhabbet. Hayır yani ilgili sapıklar bulunacağına olan bize oluyo gidiyorum annemin kızı olarak ifade veriyorum.He ben işlettim,ben suçluyum itiraf ediyorum.Nihaha:D
Cıkcık yani.İşte yurdum insanı.. Çok görmüyorum ben onlara..