Beraber dinlemedigimiz bir şarkıda,
Sokaklarında kaybolmadığımız bir yolda ..
Aklına gelsem ansızın.. İçin sızlar mı bir anda?
Bunun gibi milyonlarca söylenmiş, yazılmış cümle var biliyorum. Her defasında aklına birileri geliyor, onunla paylaşmak istiyorsun dinlediğin bir şarkıyı ya da okuduğun bir şiiri. Sonra bir bakmışsın ki o kişi artık yok. Uzun zamandır beklediğin deniz kıyısına gidip oturuyorsun, ay ışığı yok tamam ama o hafif esinti sarıyor seni. Keşke diyorsun, keşke şu an yanımda olsan. Bir yandan o şarkıyı dinliyorsun, içinde geç kalmışlığın pişmanlığı. Artık bazı şeylerin gerçekten dönüşü yok. Özlüyorum, boş veriyorum, sonra yine. Ne diyor Bülent Ortaçgil: Duygular değişir...
ve son olarak, ''yaşanmamış kırıntılar sadece bir düş.''
30 Temmuz 2012 Pazartesi
20 Temmuz 2012 Cuma
Ev kızı.
Ev kadınlarının neden şişko olduklarını şimdi daha iyi anlıyorum. İnsan boşluktan löp löp yiyo, yemek istiyo. Doyma hissi nedir zaten o yok, çerez yiyerek kilo alanlar listesindeyim. Delircem. 55 kiloyum (3 kilo aldım 3 haftada) ama duba gibi olduğumu söyleyen bir babam ve 'az ye artık' diyen bir annem var dostlarım. Hayır anne kişisi, gitmiş bir de üstüne çikolatalar, sevdiğim yağlı gevrekler ve çerezleri depolamış. E kime alıyon be kadın. Madem alıyon, ne demeye bana az ye diyon. Bugün dedim yeter artık diyet yapıcam alma!
Bide bir kere kahvaltı toplamaya yardım ettiydim, aboooo. Annem beni iyice hizmetçi belledi. Eliiif git çayı koy, demledim. Hayır yani 'çayı koyar mısın güzel kızım' felan da demiyo. Basbayağı emir kipi.
Neyse, şimdi elimde çayım, önümde leblebilerim, alnımda artık -kapa şu bilgisayarı ısınmaktan patlattın- sinyalleri veren ter damlacıklarımla, evde paspallıktan ölen ilk kız ben olarak tarihe geçmeyi hedefliyom. Böyle İç anadolu şivesi de tarzımdı hep, yazılarıma da yansıtasım geldi. Şimdi çok böyle sevgi boncuğu pıtırcık gibi hissediyom kendimi de. Korku problemim çözüldü tabi onunda ohhh be si var :)
Bide bir kere kahvaltı toplamaya yardım ettiydim, aboooo. Annem beni iyice hizmetçi belledi. Eliiif git çayı koy, demledim. Hayır yani 'çayı koyar mısın güzel kızım' felan da demiyo. Basbayağı emir kipi.
Neyse, şimdi elimde çayım, önümde leblebilerim, alnımda artık -kapa şu bilgisayarı ısınmaktan patlattın- sinyalleri veren ter damlacıklarımla, evde paspallıktan ölen ilk kız ben olarak tarihe geçmeyi hedefliyom. Böyle İç anadolu şivesi de tarzımdı hep, yazılarıma da yansıtasım geldi. Şimdi çok böyle sevgi boncuğu pıtırcık gibi hissediyom kendimi de. Korku problemim çözüldü tabi onunda ohhh be si var :)
18 Temmuz 2012 Çarşamba
Rakı Balık Ayvalık.
Uzun zamandır tuhaflardaydım, iyi geldi bu deniz kum güneş üçlemesi. Bolca yüzdüm, bolca yedim, bol kilo aldım ve kararmak kısmına gelince bol kelimesi yetersiz kalıyor. Bildiğin zifte batıp çıkmış gibiyim.
Sen bazen bir an için bile yazıcak çok şey bulursun, bazen de koca bir tatili anlatacak kelime yoktur. Bilemedim şimdi, kısacası güzeldi ve özledim. O kadar.
Öncelikle, Balıkesir'e her yıl yaptığımız düzenli aile ziyaretini gerçekleştirdik. O nem+sıcağın altında bir güzel piştik. Sonra 1 hafta geçti, teyzemlerle ve dayımlarla;
gittik Ayvalık'a, Sarımsaklı plajlarına. Denize giren çıkmak istemiyor, çıkanın da aklı girsem mi çıkmazlarında. Öyle ki deniz buz, malumunuz Ege. Bir o kadar da pırıl pırıl, dümdüz. Havuzda yüzmek de güzel amma denizin yeri ayrı bende. Hem millet hiç havuz görmüyorlarmış, sanki deniz evlerinin içinde varmış gibi havuzu istila etmiş. Sakin olmadı mı havuz, olimpik olmadı mı ı-ı beni çok sarmıyor.
Açık büfe olayında son nokta nedir? Patlayana kadar yersiniz en fazla. Ama bizim ailenin kadınları çığır açtı. Teyzem mesela, açık büfenin minyatürünü oluşturdu bizim masaya. Her defasında, eksiksiz. Bir de kahvaltıda verilen çerez mevzusu var, şu an hala evde tüketilmekte. Sağolsun poşetler.
Ha ayrıca, sen o kadar yüz, üstüne bir de kilo al. Yemicektim o pirinç pilavlarını, biliyorum. Homidi gırtlak löp löp yani. Nasılsa diyete başlıcam diye bu aralar iştah patlaması yaşıyorum. (bkz: ilaçların yan etkisi.) Bu son günlerim zaten, keyfini çıkartayım biraz fena mı?
Terleyip kilo kaybederim umuduyla saunada durdum uzunca bir müddet, abartısız kazan dairesi. Ter artık şır şır akıyordu. Üstüne bir de hamam. Babannemin deyimiyle : hamam vurmuşa döndüm yeminle.
Tabii bolcanak resim de çekindik efenim, facebook profilimiz de bundan nasibini aldı doğrusu.
Zaman da kaplumbağa hızıyla geçeymiş keşke, ışık hızıyla geçti doğrusu. Kuzenim Şeyda ile siyam ikizi gibiydik. Akşamları kıyısında yakamoz görme umuduyla oturduğum fakat 4 gece boyunca AYın nereye kaybolduğunu bana sorgulatan o denize, deniz kokusuna veda ederken buruldum. Minik çocuklar gibi, seneye bir daha gidicez umuduyla kendime kuru teselliler verdim. Öyle işte.Sen bazen bir an için bile yazıcak çok şey bulursun, bazen de koca bir tatili anlatacak kelime yoktur. Bilemedim şimdi, kısacası güzeldi ve özledim. O kadar.
Not: Geceleyin, deniz kenarına oturup eskileri düşünmek de güzeldi, 'birer birer çıktılar, yerlerinden hatıralar' diyorum. Hoşgeldin'i deniz kenarında dinlemek de cabası. Eski yazılarımda sıkıntıdan boğulduğum zamanda deniz kenarında oturuyor olmayı dilemiştim, orda otururken de aklıma geldi bu. Ama her şey kafada bitiyor. Mekan değiştiriyorsun ama sen bütünüyle ordasın. Her şeyinle: sevincin,üzüntün. Bu da öyle.
24 Haziran 2012 Pazar
Korkularım Yenilmiyor.
Twitter'da son 2 saat içinde anlayamadığım bir takipçi akınına uğradım. 'Ne iş lan' diyorum yani valla şaştım. Korktum. Normal düşünme süreçlerini geçtim. OKB olduğunu düşünüyorum. Her gün yeni bir tespitte bulunuyorum ruh dünyama dair.
Uyku vakti geldikçe de korkudan içim daralıyor. Bildiğin tedirginlikten ölücem. Lamba açık uyumaktan bıktım. Odada birileri var hissinden bıktım. Bütün odayı acaba birisi var mı diye kolaçan etmekten bıktım. Odanın metrekaresi büyüdükçe korkularım da büyüyor. Gözümü açıp durmaktan dalamıyorum. Bir şey olduğu yok, bir şey gördüğüm de yok ama korkuyorum. Bence bu psikologla da hallolcak bir şey değil. Hallolsa olurdu zaten,boşa gitmişim peh. Annem bu pazartesi beni Psikiyatri Kliniğine götürcek artık. Yapcek bir şey yok. Hem bu sayede ne mallık varsa halk tabiriyle 'deli doktoru' tespit etsin, lanet olsun artık ya. Babam da zaten muskalı hocaya götürcek beni. Bence ciddi bir ilaç tedavisi beni bekliyor. Bu yazda boku bokuna bunla geççek, gitcek, bitcek. Her yaz daha da bir dibe vuruyorum. Öyle ki, yerin kaç bin kat altındayım allah kerim.
Uyku vakti geldikçe de korkudan içim daralıyor. Bildiğin tedirginlikten ölücem. Lamba açık uyumaktan bıktım. Odada birileri var hissinden bıktım. Bütün odayı acaba birisi var mı diye kolaçan etmekten bıktım. Odanın metrekaresi büyüdükçe korkularım da büyüyor. Gözümü açıp durmaktan dalamıyorum. Bir şey olduğu yok, bir şey gördüğüm de yok ama korkuyorum. Bence bu psikologla da hallolcak bir şey değil. Hallolsa olurdu zaten,boşa gitmişim peh. Annem bu pazartesi beni Psikiyatri Kliniğine götürcek artık. Yapcek bir şey yok. Hem bu sayede ne mallık varsa halk tabiriyle 'deli doktoru' tespit etsin, lanet olsun artık ya. Babam da zaten muskalı hocaya götürcek beni. Bence ciddi bir ilaç tedavisi beni bekliyor. Bu yazda boku bokuna bunla geççek, gitcek, bitcek. Her yaz daha da bir dibe vuruyorum. Öyle ki, yerin kaç bin kat altındayım allah kerim.
Çok maltoş durumlardayım. Belki de majör depresyon dönemimdeyim. Kim bilir? Yavaştan hayvanlara bile acımaya başladım.Görünce bir duygu seli ki bende sormayın.
15 Haziran 2012 Cuma
Ev Hayatı
Finallerim bitti oh mis evime geldim derken, ara ara düşünüyorum yaz okuluna gitmeli miydim? Geçen yaz burnumdan geldiği için tövbelerdeydim ama 4 ay annemle gergin bir sürece dalmakta istemediğimi farkettim. Kibar olayım: hapı yuttum. Neyse.
Geldiğimden beri paso kitap okuyorum, uzanıyorum. Öğlen kalkıyorum zaten, ordan oturma odasına girip bir uzanıyorum ki 'ihtiyaç molası' harici kafamı kaldıramıyorum. Bir uyuşukluk, bir miskinlik ki sormayın.
Ankara'dan artık kusmuk gelmişti son zamanlarda ama burda da psikolojim diplere vuruyo be. Vallahi bak bu 3. yılım hala lamba açık uyuyorum. 21 yaşındayım ve ben, hala lamba açık uyuyorum. Yanımda arkadaşım vardı geçen, sırf benden önce uykuya daldı diye tırstığımdan lambayı açtım gene. Fenalardayım. Aynalardan korkuyorum. Yansımalardan ürküyorum. Karanlıktan zaten Allah esirgesin beni. Babam da bi hoca bulmuş çok etkiliymiş miş de miş. Yok muska iyi geliyomuş da muş. Ay zaten ben onlardan korkuyorum kiii.
Şimdi bu yazıyı dönüp baştan okudum, deja vu. Hmm. Eski defterlerime, Cd lere, dinlediğim şarkılara ve kaçınılmaz resimlere baktım. Bayağı zaman geçmiş bir şeylerin üstüne. Unutmam dediği şeyler de siliniveriyo insandan bazencecik. Geçenlerde baktım bir defterdeki anıya, tam 6 yıl geçmiş. Vayy be oldu böyle. Tuhaf. Her yıl yeni insanlar..yeni şarkılar..yeni anılar. Hayat devam ediyor.
Bir de uzun vadeli dilekler kabul olmuyormuş, bunu tekrar tekrar tecrübe ettim. Hep mutlu olayım gibi ütopyalardan sıyrılmak lazım. Anlık duygulara anlık dilekler yaraşır galiba.
Geldiğimden beri paso kitap okuyorum, uzanıyorum. Öğlen kalkıyorum zaten, ordan oturma odasına girip bir uzanıyorum ki 'ihtiyaç molası' harici kafamı kaldıramıyorum. Bir uyuşukluk, bir miskinlik ki sormayın.
Ankara'dan artık kusmuk gelmişti son zamanlarda ama burda da psikolojim diplere vuruyo be. Vallahi bak bu 3. yılım hala lamba açık uyuyorum. 21 yaşındayım ve ben, hala lamba açık uyuyorum. Yanımda arkadaşım vardı geçen, sırf benden önce uykuya daldı diye tırstığımdan lambayı açtım gene. Fenalardayım. Aynalardan korkuyorum. Yansımalardan ürküyorum. Karanlıktan zaten Allah esirgesin beni. Babam da bi hoca bulmuş çok etkiliymiş miş de miş. Yok muska iyi geliyomuş da muş. Ay zaten ben onlardan korkuyorum kiii.
Şimdi bu yazıyı dönüp baştan okudum, deja vu. Hmm. Eski defterlerime, Cd lere, dinlediğim şarkılara ve kaçınılmaz resimlere baktım. Bayağı zaman geçmiş bir şeylerin üstüne. Unutmam dediği şeyler de siliniveriyo insandan bazencecik. Geçenlerde baktım bir defterdeki anıya, tam 6 yıl geçmiş. Vayy be oldu böyle. Tuhaf. Her yıl yeni insanlar..yeni şarkılar..yeni anılar. Hayat devam ediyor.
Bir de uzun vadeli dilekler kabul olmuyormuş, bunu tekrar tekrar tecrübe ettim. Hep mutlu olayım gibi ütopyalardan sıyrılmak lazım. Anlık duygulara anlık dilekler yaraşır galiba.
19 Mayıs 2012 Cumartesi
Duygusallardayım.
Bazı insanların çaresizliği canımı çok yakıyo. Elinde kitap, mendil satan bi sokak çocuğunun çaresizliği. Çocuğu hasta olan bi annenin çaresizliği. Bildiğin geberiyorum ya. Yeni bi haber aldım çok yakın arkadaşımdan. Bi sınıf arkadaşı kansermiş. Daha 21 yaşında. Babası mevsimlik işçiymiş. Bisürü kardeşi varmış. O anne baba napsın şimdi. Gözlerinin önünde eriyecek genç bi kız, maddi yetersizlikler.. Geride kalan çocuklar. Nereye bölünsün bu adamlar. Onlara ayrı üzülüyorum. Sonra kendi anne babamı düşünüyorum felan. Zaten çocukluğumdan beri birilerini kaybetme korkusunu yenemedim. Normal düşünemiyorum,kafayı yiyorum. Hep uçlarda yaşıyormuşum hissi var. Her telefon çalışında sanki 'annen öldü' ya da 'baban öldü' dicekler diye içim gidiyo. Sadece anlık rahatlamalar.. Tamamen kaçış yok. Çözüm yok. Çıkmaz yol işte.
Bazı şeyler çok yakınmış hissi var.. ve napcağımı bilememenin çaresizliği.
Bazı şeyler çok yakınmış hissi var.. ve napcağımı bilememenin çaresizliği.
21 Nisan 2012 Cumartesi
Hümas Zımpırtısı
Şu pislik yüzünden başıma gelmeyen kalmadı. Babam, sanırsınız çiftçi yani bitmiyo toprak sevdası, bana dedi ki Yenimahalle'ye gitcen bundan alcan. Beni afakanlar zaten basmış. Of dedim pof dedim ama var mı çare? Yok. Beytepe'den Sıhiye'ye kadar gittim egoyla. Ordan metro ile Yenimahalle. İndim neyse. Boş boş etrafa bakınıyorum. Amcalara soruyorum yok, teyzelere soruyorum bilmiyoruzlar felan. Ulan ben mi yaşıyorum orda? Nasıl bilmiyon! Yani bitmek bilmez azimle 10 kilometrelik İvedik cad. yazan tabelalara göre yürüdüm. Anam yürü bitmiyo yürü bitmio, en son Dövizci amcaya girdim, yani siz düşünün halimi. O da yazzık pek yardımsever çıktı. Korktum da hani bir an, beni dükkanda rehin alcak diye :)
Neyse işte beni bi dolmuşa bindirdi bunla gitcen diye. Bindim, dolmuşçu amcaya yol boyu anlatamadım derdimi. Yok ıı anlamıyo. Dedim tamam indir beni. Yok adam inat etti indirmiyo. Buralarda tek başına inilir mi kızım vs vs. Zaten adam da haklı yani, sanırsınız Ulus'un göbeğindeyim. İnsanlar laf atıyo, korna çalıyo. Tırstım bir an. Adama dedim yok ben burda incem, indir. En son peki dedi. İndim. Yürüyorum bön bön bakınıp. Sonracıma geldim ben Mebo Tarıma. Girdim içeri, adama dedim ki: ben Hümas alcam. Güldü. Kaç lt dedi? Neyse diğeri getirmeye gitti. Ben de adamla konuşmaya dalmışım, nerde okuyorsunlar vs. Adama dert yanıyorum ' ya beni babam yolladı zorla ya o kadar uğraştım ki, daha yakın bi şubeniz yokmu ya' felanlar. O ara ben yol mol da sordum, dedim yoook taksiye bincem zaten geberdim. Sanırsınız kuzenime kapris yapıyorum. Neyse işte öbürsü adam getirdi şişeyi, dedi napcan? Dedim iççem. Derdim yoktu 2 saattir yollardayım, iççem! Töbe yarebbim. Tabi böyle demedim ama napılır be bu sen ne diye bunu satıyon? Alla alla. Neyse aldım çıktım. Birazcık da taksici amcaya dert yandım. En son okuldaydım ama ben olmuşum pert. Gün boyu odadan çıkmadım, derse gitmedim. Bu da böyle bir maceramdı. Herneyse.
Neyse işte beni bi dolmuşa bindirdi bunla gitcen diye. Bindim, dolmuşçu amcaya yol boyu anlatamadım derdimi. Yok ıı anlamıyo. Dedim tamam indir beni. Yok adam inat etti indirmiyo. Buralarda tek başına inilir mi kızım vs vs. Zaten adam da haklı yani, sanırsınız Ulus'un göbeğindeyim. İnsanlar laf atıyo, korna çalıyo. Tırstım bir an. Adama dedim yok ben burda incem, indir. En son peki dedi. İndim. Yürüyorum bön bön bakınıp. Sonracıma geldim ben Mebo Tarıma. Girdim içeri, adama dedim ki: ben Hümas alcam. Güldü. Kaç lt dedi? Neyse diğeri getirmeye gitti. Ben de adamla konuşmaya dalmışım, nerde okuyorsunlar vs. Adama dert yanıyorum ' ya beni babam yolladı zorla ya o kadar uğraştım ki, daha yakın bi şubeniz yokmu ya' felanlar. O ara ben yol mol da sordum, dedim yoook taksiye bincem zaten geberdim. Sanırsınız kuzenime kapris yapıyorum. Neyse işte öbürsü adam getirdi şişeyi, dedi napcan? Dedim iççem. Derdim yoktu 2 saattir yollardayım, iççem! Töbe yarebbim. Tabi böyle demedim ama napılır be bu sen ne diye bunu satıyon? Alla alla. Neyse aldım çıktım. Birazcık da taksici amcaya dert yandım. En son okuldaydım ama ben olmuşum pert. Gün boyu odadan çıkmadım, derse gitmedim. Bu da böyle bir maceramdı. Herneyse.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


